Metin İnci

Ben Kimim?

1998’de merakla başlayan; sistem, ağ, siber güvenlik, bulut, ISP ve yapay zekâ ile büyüyen bir teknoloji yolculuğu.

Merhaba, ben Metin İnci.

Teknolojiyle yolculuğum 1998 yılında başladı. O yıllarda bilgisayarlar bugünkü kadar erişilebilir değildi; internet bağlantıları yavaştı, donanımlar pahalıydı ve bilgiye ulaşmak ciddi bir merakla sabır gerektiriyordu. Benim içinse teknoloji hiçbir zaman yalnızca bir araç olmadı. Nasıl çalıştığını anlamak, parçalarına ayırmak, yeniden kurmak ve daha iyi hâle getirmek istediğim bir dünyaydı.

Bugün Atılım Bilgi Teknolojileri A.Ş. ve Doğrunet Yazılım Danışmanlık A.Ş. bünyesinde şirket ortağı ve CTO, Next Telekom’da ise Network Danışmanı olarak görev yapıyorum. Sistem, network, siber güvenlik, bulut, veri merkezi, ISP ve yapay zekâ teknolojilerini birlikte ele alan çok disiplinli bir yaklaşımla çalışıyorum.

Teknik bilgiyi iş hedefleriyle buluşturmayı; doğru mimariyi kurmayı, riski önceden görmeyi ve uzun vadeli güven ilişkileri oluşturmayı önemsiyorum.

Teknolojiyi anlamakla başladım, değer üretmekle devam ediyorum.

Beni anlatan ilkeler

  • Müşterinin krizi ticari fırsat değil, sorumluluk anıdır.
  • Kullanmadığım teknolojiyi müşterime önermem.
  • Yöneticilik, sorumluluğun kapsamını büyütmektir.
  • Uzmanlığım tek bir teknoloji değil, teknolojileri doğru yerde bir araya getirmektir.
  • Daha çok çalışmak değil, daha çok değer üretmek.
  • Araştır. Üret. Paylaş. Değer bırak.

Başarı sonuçta değil, süreçtedir.

Devam etAyrıntıları gizle

Meraktan mesleğe

Çocukluk ve gençlik yıllarım internet kafelerde, bilgisayar parçaları arasında ve o dönemin dijital topluluklarında geçti. ICQ ve mIRC gibi platformlar yalnızca iletişim araçları değil, aynı zamanda dijital dünyanın nasıl şekillendiğini gözlemlediğim ilk ortamlardı.

Bilgisayar sektöründe çalışan dayım sayesinde donanım ve yazılımla erken yaşta tanıştım. Meslek lisesindeki stajımla birlikte bu merak profesyonel bir yola dönüştü. İlk yıllarımda son kullanıcı sistemleri, Windows kurulumları, donanım sorunları, internet kafe altyapıları, küçük işletme ağları ve teknik destek süreçleri üzerinde çalıştım.

Bu dönem bana yalnızca teknik bilgi kazandırmadı. Kullanıcıyı dinlemeyi, gerçek ihtiyacı doğru anlamayı ve sorunu kalıcı biçimde çözmeyi öğretti. Teknolojinin asıl değerinin, insanın karşısındaki problemi sadeleştirdiğinde ortaya çıktığını çok erken fark ettim.

Sistem mühendisliğine uzanan yol

2009–2010 yıllarında tamamladığım askerlik hizmetimin ardından kariyerime daha bilinçli bir yön vermek istedim. 2011 yılında sistem mühendisliği eğitimleri almaya başladım ve Microsoft teknolojileri üzerine yoğunlaştım. MCSA ve MCSE sertifikalarını alarak kurumsal sistem mimarileri, sunucu altyapıları, Active Directory, sanallaştırma ve iş sürekliliği alanlarında uzmanlaştım.

Artık yalnızca bilgisayarları değil, şirketlerin bütün dijital omurgasını anlamaya çalışıyordum. Daha büyük yapılarda görev aldım; kurumsal müşterilerin sistemlerini tasarladım, yönettim ve danışmanlık süreçlerinde sorumluluk üstlendim.

Network ve siber güvenlik

Sistemlerin tek başına yeterli olmadığını, onları birbirine bağlayan ağ yapılarının en az sistemler kadar kritik olduğunu gördüm. Bu nedenle 2016 yılında Cisco eğitimlerine katılarak CCNA sertifikamı aldım. Routing, switching, ağ tasarımı ve ağ güvenliği konularında uzmanlığımı derinleştirdim.

2017 yılında Fortinet eğitimlerini tamamlayarak FCSNA ve FCSNP sertifikalarına sahip oldum. Böylece sistem, ağ ve güvenlik disiplinlerini birlikte ele alan bütüncül bir bakış açısı geliştirdim.

Bugüne kadar yüzlerce sistemin kurulumu, yönetimi ve sorun giderme süreçlerinde görev aldım. Bunun yanında çok sayıda şirketin ağ altyapısını tasarladım, güvenlik politikalarını oluşturdum ve sürdürülebilir altyapılar kurdum. Birçok siber güvenlik olayına müdahale ettim; güvenliğin yalnızca ürün satın almak değil, doğru mimariyi kurmak ve sürekli iyileştirmek olduğunu sahada deneyimledim.

Stajyerlikten ortaklığa

Kariyerime stajyer olarak adım attığım yapıdan hiç kopmadım. Zaman içinde teknisyenlikten mühendisliğe, mühendislikten ekip liderliğine ve yöneticiliğe uzanan bir yolculuk yaşadım.

Bugün Atılım Bilgi Teknolojileri A.Ş. ve Doğrunet Yazılım Danışmanlık A.Ş. bünyesinde şirket ortağı ve CTO olarak görev yapıyorum. Yöneticilik, sorumluluğun kapsamını büyütmektir. Benim için yöneticilik teknik işlerden uzaklaşmak değil; teknik bilginin yanına ekip geliştirme, iş sürekliliği, müşteri güveni, yatırım planlaması ve uzun vadeli teknoloji stratejisini eklemek anlamına geliyor.

TRBulut ve TRMail

Bulut teknolojilerinin gelişimini yakından takip ederken yalnızca kullanan tarafta kalmak istemedim. Yerli, güvenilir ve yönetilebilir servisler üretme hedefiyle TRBulut ve TRMail markalarının hayata geçirilmesine öncülük ettim.

Bu platformlarda mimari tasarımdan ürün geliştirmeye, veri merkezi altyapısından servis modellerine kadar birçok aşamada aktif rol aldım. Pandemi döneminde bulut servislerine olan ihtiyacın hızla artmasıyla TRBulut önemli bir büyüme sürecine girdi ve yeni veri merkezlerinde hizmet vermeye başladı.

Kullanmadığım teknolojiyi müşterime önermem. Ürün geliştirirken benimsediğim en önemli ilkelerden biri, ürettiğimiz teknolojiyi önce kendi iş süreçlerimizde kullanmaktır. Bu yüzden Atılım Bilgi Teknolojileri’nin güçlü müşterilerinden biri yine kendisidir. Geliştirdiğimiz sistemleri kendi operasyonlarımızda çalıştırır, gerçek koşullarda test eder ve ardından müşterilerimize sunarız.

ISP teknolojileri ve Next Telekom

Çalışmalarım sistem, ağ ve bulut teknolojileriyle sınırlı kalmadı. Grup şirketlerimizden Next Telekom bünyesinde internet servis sağlayıcı teknolojileri üzerine de yoğunlaştım.

Routing, BGP, operatör bağlantıları, omurga ağları, IP yönetimi, DDoS koruma ve ISP altyapıları üzerine çalıştım. Bugün Next Telekom’da Network Danışmanı olarak görev almaya devam ediyorum.

Yapay zekâ ve yeni nesil yazılım geliştirme

Teknolojinin yeni dönüşüm alanlarından birinin yapay zekâ olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle 2025 yılında yapay zekâ sistemleri, prompt mühendisliği, model kullanımı, agent mimarileri ve yapay zekâ destekli yazılım geliştirme üzerine eğitimler aldım.

Bugün yapay zekâ destekli geliştirme araçlarını aktif olarak kullanıyor; kendi sistem altyapılarım üzerinde çalışan çözümler geliştiriyorum. Hedefim, yapay zekâyı yalnızca içerik üreten bir araç olarak değil, iş süreçlerini anlayan ve operasyonel sistemlerle birlikte çalışan bir teknoloji katmanı hâline getirmek.

Teknolojiye bakışım

Müşterinin krizi ticari fırsat değil, sorumluluk anıdır. Kariyerim boyunca benimsediğim en önemli ilkelerden biri, müşterinin yaşadığı krizi ticari bir fırsata dönüştürmemektir. Çünkü teknoloji sektöründe güven, kısa vadeli kazançtan çok daha değerlidir.

Bir müşteri sorun yaşadığında önce problemi çözerim. Ticari konular daha sonra konuşulur. Bu yaklaşımın uzun vadeli iş ilişkilerinin temelini oluşturduğuna inanıyorum.

Başarı sonuçta değil, süreçtedir. Kalıcı başarı; doğru mimari, disiplinli uygulama, sürekli öğrenme ve güçlü ekiplerle inşa edilir.

Bugün ve bundan sonrası

Uzmanlığım tek bir teknoloji değil, teknolojileri doğru yerde bir araya getirmektir. Bugün sistem, network, siber güvenlik, bulut, veri merkezi, ISP ve yapay zekâ teknolojilerini birlikte ele alan çok disiplinli bir bakış açısıyla çalışıyorum.

Artık yalnızca sistemi kuran kişi değil; doğru mimariyi tasarlayan, ekibi yönlendiren, riski öngören ve teknolojiyle iş hedefleri arasında köprü kuran taraftayım. Daha çok çalışmak değil, daha çok değer üretmek anlayışıyla; daha az operasyonel yük oluşturan ve daha akıllı çalışan sistemler geliştirmeye odaklanıyorum.

Araştır. Üret. Paylaş. Değer bırak. Ar-Ge çalışmalarıyla sektöre katkı sunmayı, sosyal ve kültürel projeler üretmeyi önemsiyorum. Çünkü teknolojinin yalnızca şirketleri değil, toplumu da ileri taşıması gerektiğine inanıyorum.

1998’de başlayan bu yolculuk bugün hâlâ aynı iki soruyla devam ediyor: “Bu nasıl çalışıyor?” ve “Bununla nasıl daha fazla değer üretebiliriz?”